hakdoğumyaşam kapak

BİLGELİK YOLCUSU: DOĞUM YAŞAM HAK

Bugün aldığım özgür nefes için savaşanların ruhu şad olsun. Hakkım olan her nefes sevgiye, şefkate ve merhamete amade olsun.

Doğduğum gün, yaşamı hak ettiğim gün oldu. Doğduğum gün, yıldızlar benim için sıralandı gökyüzünde.

 

Gün oldu, yaşam armağanındır dediler. Gün oldu yaşamım üstünde hak iddia ettiler. Benim için yegane kutsal, uyandığım gün oldu. Toprak benim hakkımı saklı tuttu.

 

 

Uzun yolculuklar vardır. Nesilden nesile koşulan. Bir tohum ekilir toprağa, yüzyıllar öncesinde. Meyvesini içimizde taşıdığımızı unuturuz çoğu zaman. İnsan kaybettikçe hatırlar kazanılanların değerini. Eğer, hatırlayabilirse. Kimi sahip olduklarına sarılmaktansa kaybettiklerinin yasında yuvaklanır bir ömür. Kimi kendine sarılır, kökünden ucuna besler kendini. Ardından gelecek olanın yerini hazırlar.

Hele bazen koca yürekli insanlar çıkar. Senin için, ayak basacağın toprağa sahip çıkar. Anam de, babam de, Ata’m de. Yaşam uzun bir yolculuktur aslen insandan insana koşulan.

Gençliği hoyrat, ızdırabı sonsuz, neşesi daim olsun ister insan. Öyle de akar içinde. Gel gelelim hayat seni çoğu kez haksız çıkartır. Yattığın acı uykular bitmez sanırsın ama güneş doğar bir sabah üstüne. Tutmak istersin kimi zaman avuçlarının içinde ama o da anıların arasına karışır önünde sonunda.

Sağı solu belli olmaz. ‘Yazılmış bir kurgudur’ demek rahatlatır bazen. O zaman da yazıldığına inandığını beğenmez insan.

Kutsalların en değerlisidir. Sayfalarca yazılmış üstüne, doğudan batıya.

 

İstediğin Kadar Hırpala

 

Bir nefes muhtaçlığında, bir kalp kırığında, dolmaz sandığın yokluklarda hatırlatır kendini.

Benim yegane hazinemdir. Aldığım ilk nefesin verdiği en kutsal haktır. Gün gelir seceresini tutacak mal kalmadığında, üstünde adın yazan biricik hikayendir. İnsandan insana koşulan bir yolculuktur nihayetinde. Ama aslı hakkında çok tevatür vardır. Binlerce yıllık insanlık tarihinde üstünde hak iddia eden çok olmuştur. Gel gör ki, yaşayandan başkasına nasip olmayan yegane illüzyondur.

Bir parçasını vereyim desen veremezsin. Bir nefes daha ekleyeyim desen ekleyemezsin. Aklımızın ermediği bir matematik. Ödünç veremezsin. Velev ki çalmaya kalktın, fayda göremezsin. “Vadesi doldu” derler ya eskiler, o hesap. Kendine borçlu olduğun sayılı gün doğumu.

Dünyaya hoş bir seda bırakırsın, namın daim olur. Kimini yaşatırız içimizde kaç ömür. O başka.

Ama şimdi, şu anda, dünyada yaşayan “Ben” için biriciktir. Doğup da hak ettiğimdir. Benden öte kimsenin el uzatamayacağıdır. İçimde meyvelenen ağaçtır. Kökünden beslendiğim, dallarından coştuğumdur.

Peki, hakikaten öyle midir?

Benim için öyledir.

Ah, Keşke

 

Keşke evet diyebilsem gönül ferahlığı ile. Diyebilsem ki herkes için öyledir. Diyebilsem ki, insan tüm kutsallarına gün gelir ihanet eder de, doğmuş olanın hakkına dokunmaz.

İnsan garip bir varlık nihayetinde. Taşlara da kazısan, kuş kanadında da uçursan bir başkasının hakkına göz koyar. Binlerce yıllık insanlık tarihi hükümranlık hikayeleri ile doludur.

Ben doğurduğumun hakkına zeval düşürmeyeyim diye uğraşırım. Yaşamı kırdığım yerden onarmaya çalışırım. Kıyısından köşesinden çoğaltmaya bakarım. Yüreğimi hafif tutmaya uğraşırım ki içimde coşan yaşamın ayağına taş değmesin. Habire teslim olamasam da mucizesine, iyi bir öğrenci olmaya azmederim.

Sen çocuk. Doğup da aldığın ilk nefeste hak ettin yaşamı. Adın yazıldı yıldızlara. Seceresini tutacak dünyalığın olmasa da yaşam senin hikayendir. Uzan içine, tut elinden. Doğmamışlar, doğmuş ama olmamışlar için yas tutma. Kendine uzan. Sıkıca tut elini. Sev kendini.

Hoşgeldin çocuk. Doğur kendini çığlıklar ve göz yaşlarıyla. Sanki bedenin ortasından ayrılacakmış gibi. Sonra yat dünya ananın koynuna. Bırak güneş doğsun üstüne. Sadece senin kalbinin sesi çınlasın kulaklarında. Herkes kendi vadesi kadar nihayetinde. Eğer, dikkatlice dinlersen köklerinden duyduğun o şefkatli ninni, sana yüz yıllar öncesinden armağandır. Benden, anamdan, babamdan, atamdan gelen sevgidir. Doğup da aldığımız nefesin öncesi ve sonrasında bizi koynunda besleyen o yüce sevgi.

Şu koca dünya, o sevginin yüzü suyu hürmetine dönüyor.

Kalbinizin ferah ferah attığı bir hafta olsun.

Elisabet C.K

Bir cevap yazın