caretta okyanus

BUGÜN 8 HAZİRAN DÜNYA OKYANUSLAR GÜNÜ

8 Haziran Dünya Okyanuslar Günümüz kutlu olsun. Bizde fırsattan istifade kendi denizlerimizdeki duruma bakalım mı? Buyurun efendim o zaman!

Pina adını duydunuz mu? Orfoz? Peki ya güneşlenen köpek balığı ya da kılıç balığı? Kancalı ahtapot ve Müren desem aklınıza ne gelir? Okyanus mu?

 

Peki ya Kaşalot? Hayır canım, Jules Verne romanlarından bahsetmiyorum. Denizlerimizde yaşayan türlerden bir kaçını sayıyorum.  Hadi gelin ‘Dünya Okyanuslar Gününü’ birlikte kutlayalım.

 

Okyanuslar deyince aklımız hep uzak diyarlara, cennet adalara gidiyor. Oysa biz karada yaşayan türler varlığımızı, gezegenimizin tür çeşitliliğini okyanuslara borçluyuz. Su bizim ayrılmaz bir parçamız. Ve üç tarafında, dört deniz olan nadide ülkemiz, deniz canlılığı ve okyanusların sağlığı için büyük önem taşıyor. Bizi çevreleyen dört denizde kendine has pek çok tür yaşıyor. ve biz henüz bunların çoğunu tanımıyoruz. Üç tarafımız denizlerle çevrili ama deniz ile ilişkimiz ne yazık ki çok kısıtlı. Hala fok, köpek balığı haberleri sanki bu türler bizim denizlerimize uzaydan gelmiş gibi anlatılıyor haberlerde. Sanki bizim denizlerimizde bu tür canlıları görmek akıl almaz bir olay.

Çocuklarımızın çoğu denizlerimizde yaşayan türlerden bihaber. Ne kendi çocukluğumda, ne oğlumun okul hayatında ne de şimdi yeğenlerim okurken denizlerimiz ve denizlerimizdeki biyolojik çeşitlilik ile ilgili özel bir ders programı gördüm. Ben bildim bileli Bodrum, Marmaris tatillerine giden aileler bile bu bölgelerde köpek balığı olduğu haberleri çıkınca şoka giriyorlar. Oysa denizlerimizde bir kaç tür köpek balığı var. Kaşalot ve gaga burun türü balinalar var. Ama biz ancak bu hayvanlar vahşice katledildiğinde ya da gereksiz yere avlandıklarında görüyoruz.

 

akdeniz foku okyanuslar

 

Deniz Güneş Out, Dıptıs Müzik İn

 

Alınmaca gücenmece yok. İşletmeler ağlamasın, para harcamak isteyenler buyursun harcasın. Kimsenin 250 liralık ayranında gözüm yok. Ama siz dıptıs müzikli güzelim beachinizde yatıp telefonunuza bakın diye bu türlerin çoğunun yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını söylesem çok kızar mısınız? Bence kızmamalısınız. Sadece son beş yılda misal Kaş ilçesi kıyılarında gözlemleyebildiğimiz pek çok türü artık göremiyoruz. Niye mi? Çünkü eskiden onların yuvaları olan kıyı şeritlerinde beachler lüks gözüksün diye denize dökülmüş çakıllar, sallandırılmış merdivenler var da ondan. Oysa çok değil 7 sene önce Küçük Çakıl plajında yüzdüğünüzde ya da Hidayet’te şnorkel yaptığınızda fok dahil olmak üzere pek çok türle karşı karşıya gelmeniz mümkündü. Kaş’ın simgesi haline gelmiş Carettalar bile yuvalarının çoğu dağıtıldığı için ortalıkta görünmüyorlar.

Daha da eskiye gidelim. Bodrum’u nasıl bilirsiniz? Düm tek dümtek eller havaya mı? Milyon dolarlık yatlar ve 500 tl’lik lahmacun mu? Benim bildiğim Bodrum sünger, midye, köpek balığı demek. Ben çocukken Güvercinlik – Pina koyunda şnorkel yaptığınızda gözleriniz yuvalarından fırlardı. Öyle çok tür vardı ki, nereye bakacağınızı hangisini takip edeceğinizi şaşırırdınız. Koyun arka tarafında köpek balıkları yavrulardı. Biz de sörf tahtalarına atlar yavruları seyredeceğiz diye güneşin altında paralanırdık. Ay öyle mi büyümüş, yok böyle mi büyümüş. Bizimki de tatildi. Bizim de ailelerimiz son derece zorlu mesleklerde çalışıyorlardı. Ama tatil diye bizi otele tıkmıyorlardı. Ben ki havuz meraklısı bir çocuktum. Buna rağmen babam şnorkelleri taktırır, tişörtümü giydirir saatlerce deniz safarisi yaptırırdı.

Datça’nın mürenleri meşhurdu. Marmara’nın kılıçları, vatozları, kalkanları. Balina ve orfoz hariç köpekbalığı, fok, caretta, ahtapot, müren, kılıç, yunus, vatoz hepsini gözlerimle gördüm. Dalamadığım için orfoz görme şansım olmadı. Bir mavi yolculukta açığımızdaki teknedekiler bir balina gördü ama biz göremedik. Kalan irili ufaklı diğer türleri saymıyorum bile artık.

 

kaşalot akdeniz okyanuslar

 

Biz Bir Dakikada Yıkıyoruz, Doğa Yüzlerce Yılda Yapıyor

 

Şimdi Pina midyeleri ne vaziyette bilmiyorum. En son Bodrum’a gittiğimde kalbim o kadar acıdı ki, o günden beri bir daha adım atamadım. Keza aynı şekilde Kaş’a da gitmeye içim elvermiyor. Canım acıyor. Daha okuma yazma bilmezken denizlerinde gezdiğim memleketin geldiği hali görünce dayanamıyorum. Çok değil bütün bunlar son 30 sene içinde oldu. Beni bırakın oğlum bile 7 sene önce daldığı yerlere gitse, o zaman gördüğü türlerin bir kısmını artık göremiyor.

Bir habitatı – yaşam alanını yok etmek bu kadar kolay ve bu kadar kısa sürede oluyor. Peki ya, geri gelmeleri? Misal İstanbul boğazında göz göre göre yok olmasına müsaade ettiğimiz türler bugün istesek geri geliyor mu? Beach olsun diye beton attığımız sahiller, kayalarını törpülediğimiz koylar ‘Vazgeçtik’ deyince eski haline dönüyor mu?

Dönmüyor tabi. İnsanın doğaya en büyük zararı, verdiği zararın büyüklüğünü idrak edemiyor oluşu. Anlık ve bencil tercihlerini, kısacık ömrünün kıymetini binlerce yıllık tabiatın önünde tutuyor oluşu. Onu çevreleyen, üstünde yaşadığı gezegendeki yaşamın oluşması hakkında yeterince düşünmüyor. Okyanus uzakta bir manzara olabilir ama Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz burnumuzun dibinde. Herkes kendi evinin önünü temizlese misali bizde kendi denizlerimizi temiz tutsak. Biyolojik çeşitliliğini korumak için farkındalık oluştursak büyük bir katkı yapmış oluruz.

 

 

Denizlerin – Okyanusların Sağlığı

 

Denizlerin sağlığını bozan bir tek tür var, insan. Ne garip değil mi? Deniz kirliliğinin en büyük nedenlerinden biri karasal kökenli kirlilik. Özellikle endüstriyel atıklar ve deniz suyuna pis atık sularının karışmasını engellemek için çalışmalıyız. Plastik atıklar konusu okyanusların sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Plastiklerin bir kısmını geri dönüştürebiliyoruz. Ama bir kısmı öylece kalıyor.  Okyanus hayatını tehlikeye atan diğer ikili mikro plastik ve mikro fiber atıklar. En çok kozmetik sektöründe kullanılan mikro plastik ve tekstil sektöründe kullanılan mikro fiberlerin atık su ile denizlere karışmasını engelleyebiliriz. Karasal kaynaklı deniz kirliliği tamamen önlenebilir bir olgu. İlk yapmamız gereken farkındalık sahibi olmak.

Ülkemizde denizlerimizin ve türlerimizin korunması için çalışan sayılı STK var. Bunların çalışmalarını takip etmek, katkıda bulunabildiğimiz ölçüde katkı sağlamak ilk yapabileceklerimiz. Ama en önemlisi öncelikle bireysel olarak farkındalık geliştirmemiz. Misal aşağıdakilere dikkat etmekle başlayabiliriz.

  • Mikro plastik içeren kozmetik ürünler kullanmamak.
  • Ev atıklarımızın biyolojik olarak çözülebilir plastikler ve içeriklerden oluşmasına dikkat etmek.
  • Çevreye duyarlı, ekolojik üretimler yapan tekstil firmalarından alışveriş yapmak.
  • Denizlerin karasal atıklarla kirlenmesinin önüne geçilebilmesi için denize çöp atma alışkanlığın vazgeçmek.
  • Eş dost sohbetlerinde denizlerin önemi, deniz yaşamı, okyanus yaşamının insan yaşamı ile ilişkisi gibi konularda sohbet konuları açmak.
  • Çocuklarımızla birlikte deniz hayatı, ülkemiz denizlerinde yaşayan türler hakkında bilgiler sağlayacak kaynakları araştırmak ve bu bilgileri diğerleriyle paylaşmak.
  • Ülkemizde yaşayan Caretta Caretta, Akdeniz foku, Kum köpek balığı, Mercan göz, Orfoz, Kaşelot gibi değerli türleri tanıtmak.
  • İstilacı türler hakkında bilgi sahibi olmak, denizlerimizin istilacı türlerden korunması konusunda farkındalık sahibi olmak.
  • Denizlerimizin doğal dengesini bozan turistik faaliyetlere karşı duyarlı olmak. Önlenebilir faaliyetler konusunda farkındalık oluşturmak.

Türkiye’de Deniz İçin Çalışan STK’lar

 

Evlerde siyaset ve ekonomi konuşmak için ayırdığımızın yarısı kadar zamanı çevre, deniz ve gezegeni paylaştığımız diğer türler hakkında konuşarak geçirsek bile büyük bir katkı sağlamış oluruz.

Türkiye’de bu alanlarda çalışan, üreten ancak sesini duyurmakta zorlanan bilim insanlarının çalışmalarını takip etmek de bence bir o kadar önemli. Belki birey olarak elimizden bir şey gelmez ama bir platformu olan, büyük kitlelere ulaşma imkanı olan tanıdıklarımız varsa bilgilendirebilir. Akademik çalışmaların öneminden bahsedebilir, destek bulmaları için çaba sarf edebiliriz.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı  başta olmak üzere WWF Türkiye, Deniz Temiz – Turmepa kendinizi eğitmek, bilgi sahibi olmak ve imkanınız varsa destek olmak için inceleyebileceğiniz STK’lar. Unutmayalım, herşey önce sizde, evinizde başlar.

Harika bir hafta olsun

Bir cevap yazın