doğru

GERÇEK HAKİKAT DOĞRU: İNSANIN ANLAM ARAYIŞI

Gerçek ötesi zamanlarda anlam arayışı

Gerçek hakkında ne düşünüyorsunuz? Ya hakikat? Neyi doğru buluyorsunuz?

 

Yoksa sizin için hepsi aynı anlama mı geliyor?

 

Gerçek nedir? sorusuna cevap vermekte zorlandığımız bu kafa karıştırıcı günlerde belki de işi basit tutmayı hatırlamak bize iyi gelir. Kavramlar dünyasında küçük bir gezintiye hazır mısınız?

 

İnsanın anlam arayışı binlerce yıllık bir tarih. Bu gezegende yaşadığımız günlerden birinde bir bilinç sıçraması yaşamamızla başlıyor. Çevremizde gördüğümüz yaşamdan, göremediğimiz ama hissettiğimiz coşkunluklara kadar genişliyor. Sadece barınma ve beslenme ihtiyaçları peşinde koşan insan topluluklarından güzel, iyi ve doğru olanın peşinde koşan topluluklara dönüşmemiz çok uzun zaman almıyor.

Gerçek kavramını sorgulamanın tarihi Yunan felsefesinden anlatılsa da aslen Hint, Çin, Mısır ve Japon felsefeleri bu işlere çok daha uzun zamandır kafa yoruyor.

Gerçek olan, doğru olan ve hakikat insanın yaşadığı dünyayı anlamlandırması kadar; insan olmayı ve beraber yaşamayı başarabilmesi için ihtiyaç duyduğu vazgeçilmez kavramlar.

 

Gérçek – Kértü – Kérşek – Köni – Çın

 

Eski Türkçe Kirtü sözcüğünden türemiştir. kirtü+çe+ok>kirçek >girçek>gerçek.

TDK Türkçe Sözlük’de Gerçek: sözcüğü tanım olarak, sıfat görevinde 1. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkar edilmeyen, olgu durumunda olan, hakiki. 2. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. 2. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. 4. Temel, başlıca, asıl. 5. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan 6. Yapay olmayan. 7. İsim. Gerçeklik, realite. 8. Doğruluk. 9. Felsefe. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıtlık olarak var olan. (TDK Türkçe Sözlük, 2005: 749) olarak geçer.

Eski Türklerin vergi, ekmek gibi sayılı olması gereken borçları ve yükümlülükleri için bir sopaya attıkları çentiklere verdikleri isimden geldiği varsayılır.

Gerçek, felsefik anlamı ile imgelenen şeylere karşılık olarak var olan anlamında kullanılır. Yani siz istemediğinizde yok olmayan şeyler. Deniz, gökyüzü, ağaç, insan, maymun, balina, arı, çiçek, bal hepsi gerçektir. İstanbul’da yaşayan ve denizi hiç görmemiş biri İstanbul’da deniz olmadığını söyleyebilir. Bu gerçeği yansıtmaz. Gerçek, fikirlerimizin ötesinde ‘var’ olan herşeydir. Bizim inanmayı seçtiklerimizden bağımsızdır.

Orhan Hançerlioğlu Felsefe Sözlüğü’nde “gerçek” kavramına yönelik olarak bilinçten bağımsız, somut ve nesnel olarak var olan (Hançerlioğlu,1997:214) şeklinde açıklar.

 

Hakîkat – Hakâik

 

Türklerin bir kısmının İslam dinini seçmesi sonucu olarak dilimizde yaygın olarak kullanılmaya başlayan Arapça ve Farsça sözcüklerden Hakîkat kelimesi Arapça bir kelimedir. Günlük dilimizde bugün Gerçek kelimesinin eş anlamlısı gibi kullanılsa da aslen farklı bir anlamı vardır.

Sözlükte, “gerçek, sabit ve doğru olmak, gerekmek; bir şeyi gerçekleştirmek” gibi anlamlara gelen hakk kökünden türetilmiştir. Araplar’da “ hakikati himaye etme” tabiri yaygın olarak kullanılır ve buradaki hakikatten genellikle ırz, namus, vefa, dostluk, bayrak, sancak gibi değerler kastedilirdi. (İslâm Ansiklopedisi,1997:177)

Günümüzde dilimizde Gerçek ve hakikat kelimeleri eş anlamlı gibi kullanılır. Oysa bu sözcükler iki farklı kavrama işaret eder.

 

Gerçek deyimini özellikle hakikat ve hakiki deyimlerinden titizlikle ayırmalıdır. Gerçek, somut ve nesnel olarak var bulunandır. Hakikat ise, gerçeğin bilinçteki yansısıdır. Hakikî deyimi hakikat olanı ve hakikatle ilgili olanı dile getirir. (Hançerlioğlu,1997:215)

 

Orhan Hançerlioğlu şeklinde kavramlar arasında ayrım yapar. “Gerçek” sözcüğünü nesnel gerçekliklerin ürünü, “hakikat”i ise gerçeğin bilinçteki yansımaları olarak değerlendirir: Ar. Hakikat kavramı, her ne kadar gerçek kavramıyla özdeşleştirilmekteyse de, gerçek kavramının asıl anlamını karıştırmamak için felsefesel kullanımda yeğlenmektedir. Gerçek, nesnel gerçekliği, hakikat ise bu nesnel gerçekliğin zihnimizdeki öznel yansısını dile getirir. Örneğin, elimizde tuttuğumuz bir kalem gerçek, onun zihnimizdeki yansısı hakikattir. Her iki kavramın da gerçek deyimiyle dile getirilmesi birçok karışıklıklara neden olur. Hakikat, gerçeğin kendisi değil, yansısıdır ve düşünceyle nesnesi arasındaki uygunluğu dile getirir. (Hançerlioğlu,1997:276)

 

Doğru – Toguru- Togrı – Dizgin – Tiskin – Tösün

 

TDK sözlüğünde Doğru kelimesi 1.Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. 2.Gerçek, yalan olmayan. 3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. 4.Yanlışsız, eksiksiz biçimde. 5. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. olarak açıklanıyor.

Ne yazık ki, günlük dilde ‘Doğru’ kelimesi de bazen gerçek ya da hakikat yerine kullanılıyor.

Bir şeyin doğru olması, gerçek olması ve hakikati ne demek?  Bunlarının tümünün farklı anlamlara ve kavramlara işaret ettiğini anlamak günümüz dünyasında çok önemli mi?

Gerçek ve Ötesi

 

Bilakis, insanlık tarihinde olmadığı kadar önemsiz belki de. Ne de olsa artık ‘Gerçek ötesi‘ çağda yaşıyoruz. Ne sizin gerçeğiniz, ne değil tartışabilirsiniz. Misal arıları sevmiyorsunuz. Kendi sanal dünyanızda arıların olmadığı ve sizin de onlara ihtiyaç duymadığınız bir ekosistem yaratabilirsiniz. Arıların yerine makineler koyabilirsiniz. Ve arıları kendi gerçekliğinizin dışına atarsınız. Hakikatinizde arı diye bir kavram olmaz. Ve bu sizin dünyanızda doğru bir davranış olur. Peki, bu arıların gerçekliğini ortadan kaldırır mı?

Ne yazık ki, hayır! Sizin dünyanızda olsun olmasın arılar var. Yok etsek dahi onlar bir kez var oldular. Ve biz onların soyunu tüketsek dahi var oldukları gerçeğini değiştiremeyiz. Tıpkı yaşlılık ve ölüm gerçeği gibi. Tıpkı yaşamın her daim akacağı gerçeği gibi.

İçinde yaşadığımız dönem bize istemediğimiz şeyleri yok sayma, hatta yok etme, göz önünden kaldırma şansı veriyor olabilir. Sanal gerçekliğimiz, yankı odalarımız istediğimiz gibi toz pembe ve neşeli gözükebilir. Hepimiz kendimizi evrenin merkezi zannetme hakkına sahip olabiliriz.

Ama tüm bunlar uzayda başıboş gezen bir gezegende yaşayan milyonlarca türden yalnızca biri olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

Sevgiyle kalın. Rengarenk ve neşe dolu günleriniz olsun!

 

Bir cevap yazın