bilinç 3

GÜN 21 – BİLİNÇ : FARKINDALIK VE SÜKUNET

İnsan da bir evren bana göre. Ben genişleyebildiğim kadar genişlemek istiyorum. Varlığım konuştuğum dil, ayak basabildiğim yerle kısıtı kalmasın.

2500 yıl önce genç bir adam son kez arkasında bıraktığı ailesine bakıp, gecenin karanlığında kayboldu. Ve insanın yolculuğunu anlamak için başka bir hayata yürüdü.

 

İyi bir kılıç ustasıydı. Zengindi. Bir imparator olmak üzere yetiştirilmişti. Yine de kendi yolunu aramak için sarayından uzaklaştı.

 

Siddhartha, dünyanın en ünlü filozoflarından biri olarak tarihe geçti. Tıpkı yüz yıl arayla farklı coğrafyalarda aynı yolculuğa çıkan Konfüçyus ve Sokrat gibi. Aradıkları şey yaşamın, insan olmanın anlamı ve bilinç denen gizemdi. Onlar dünyayı arşınlamayı bırakalı çok oldu ama çabaları bizler için ışıklı bir yol. Kendini bulma yolunda adımlar atan herkes onları izledi. Binlerce yıl önceden yankılanan seslerini dinledi. Ve onların hikayelerinden esinlendi. Eğer, insan olmakla ilgili sordukları sorular olmasaydı dünya aynı olur muydu? Bence olmazdı. Ama unutmamak lazım onlarda kendilerinden önce bu soruları soranları takip ettiler. Felsefe hepsinden çok daha öncesinden beri biz insanların dünyasındaydı.

Her şeyi bildiğimizi sandığımız bu çağda bile varlığımızın özü, insan olmanın anlamı bizler için bir gizem. Belki bedenimiz, beynimiz, gezegen ve hatta uzay hakkında çok daha fazla şey biliyoruz. Ama asırlardır varlığımız hakkında bulabildiğimiz cevaplar aynı. Teknolojik bir evrimin en yüksek çağındayız ama bilinç evriminde büyük gelişmeler kaydettiğimiz söylenemez.

Bir yaratıcıya inanalım ya da inanmayalım. Hepimiz insan olarak potansiyelimizin aslını merak ediyoruz. Henüz kendimizi keşfedemediğimizi düşünüyoruz. Ve kimimiz cevapları aramamız gereken yerin ortak bilincimiz olduğunu düşünüyoruz.

Önemli Not:  21 Gün Farkındalık Yolculuğuma bugün ilk kez katılanlar için küçük bir hatırlatma.  Başlangıç ve 1. Gün yazılarını okumanızı öneririm. Böylece neler peşinde olduğumuzu öğrenebilirsiniz.

 

Son bir kez düşüncelerimiz bir nehir olarak aksın ve biz seyredelim. Bilincimizin sınırlarında gezinelim. Ne dersiniz?

 

Şimdi dünya ne kadar da küçük. Daha önce ulaşamadığımız genişlikte ve rahatlıkta kaynak  bulma şansımız var. Çok değil sadece bir kaç yüzyıl önce büyük bir gizemin arkasına saklanan ve belli sınıfların uhdesinde olan çalışmaları kendi dillerimizde okuyabiliyoruz. Düşünün ki Sanskrit lisanı kutsal bir dil. Devanagari deniyor. Yani tanrıların dili. Sadece ruhban sınıfının öğrenmesine izin var, bir tek onlar bu dilde yazılmış eserleri yorumlama ayrıcalığına sahip. Ve uzunca bir süre bu ayrıcalığı kullanarak kitleleri yönetiyorlar. Ta ki, Hint Materyalist Felsefesi için verilen eserler halkın anladığı Pali dilinde verilmeye başlayana kadar. Aynı örneği Katolik Kilisesi için verebiliriz. Mısır’dan Güney Amerika’ya örnekleri çoğaltmak mümkün.

Oysa, bizler şu anda bir zamanlar kutsal kabul edilen ve törenlerle okunan eserleri evimizin rahatlığında, kendi ana dilimizde okuyabiliyoruz.

Farkındalık kelimesinin Türkçe karşılığı farkında olmak. Sözlüğe ‘Farkında olmak’ diye bakarsanız ‘Görülmesi veya bilinmesi gereken şeylerden haberi bulunmak’ yazıyor. Bugün insanlık daha önce olmadığı kadar farkındalık sahibi olabileceği bir çağda. Çünkü bilgiye erişimimiz insanılmaz derecede kolay. Ama yine de insanların çoğu bir ömrü insan olmakla ilgili bir soru dahi sormadan geçirebiliyor.

Çünkü farkındalık sahibi olmak için önce istek gerekiyor. İçinizde sizi iten, cevaplar bulmak isteyen başka bir dürtü olmalı farkındalığınızın gelişmesi için. Kimimizde doğuştan bu merak varken kimimiz bunu sonradan edinebiliyoruz.

 

 

faraday bilinç

 

Deha

 

Bugün kullandığımız uydu sistemlerinin var olmasını sağlayan Michael Faraday’ın hikayesi gibi. ‘Elektriğin babası’ diye anılıyor. Oysa hayatının büyük kısmı bir kitapçıda ciltçi olarak çalışmakla geçiyor. Eğitim görememiş bir çocuğun elektromanyetik alanında büyük buluşlara imza atacağı kimsenin aklına gelmiyor tabi. Ama onun içindeki merak, tüm imkansızlıklarının önüne geçiyor.

Hepimiz bir dahi olacağız diye bir kural yok elbet. Ya da hepimiz illa bir ruhsal yolculuğa çıkacağız diye. Ama bence hepimiz kendi hayatlarımızda fark yaratacak kadar dehaya sahibiz. Sadece o dehayı ortaya çıkartmak için sevgiyle, ilgiyle, merakla hareket etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

İnsan olmanın gizemleri peşinde tapınaklara çekilmeyeceğiz belki ama günlük hayatımızı, yaşadığımız dünyayı daha iyi anlayacağımız bilgilerle zenginleştirmemiz mümkün. Ve o küçük zenginlikler, bizi, bilincimizi genişletecek parçalara dönüşecek.

 

bilinç 4

 

İyilik

 

Bence insan hayatında basit bir seçim yapıyor. İyi biri olmak ya da olmamak. İnanmanın, dini pratiklerin özü aslen burada yatıyor. İyi bir insan olmak uçsuz bucaksız bir yol. Küçük, iyi niyetli jestlerden insanlığın akıbetini değiştirecek büyük buluşlara kadar her ihtimalin olduğu bir yol. Çok kez iyiliğe inanan insanların imkanları elverdiğince yaptığı küçücük jestlerin başka insanların hayatlarında ne büyük değişimlere kapı açtığı ile ilgili hikayeler dinleriz.

Yaşamınızı iyilik şiarı ile sürdürüyorsanız kime, nasıl bir iyiliğiniz dokunduğunun hesabını tutmazsınız. Seçimlerinizi kendinizin daha iyi bir versiyonu olmak için yaparsınız. Bunun en büyük faydası sizedir. Ama her iyi niyetli davranış bir başkasına dokunur. Ben böyle inanıyorum. Siz farkında olun ya da olmayın. Sabah sokakta gülerek selam verdiğiniz tanımadığınız bir kişi için umut ışığı olabilirsiniz.

Kendinizi tanıdığınız, farkındalık geliştirdiğiniz oranda yaşama katkınız artar.

Tam 21 gündür kendi aklımdan geçenleri, tozunu almak ve derinleştirmek istediğim kavramları sizlerle paylaşıyorum. Her sabah uyanıp, meditasyonumu yapıp masamın başına oturuyorum. Her günüm elbet aynı geçmiyor. Kötü haberler aldığım günler oluyor, neşemin olmadığı günler de oluyor. Bazı günler sizlerden gelen mesajlar içimi aydınlatıyor. Bazı günler çıt çıkmıyor. Beni bu ekranın başında oturtan şey kendimi iyileştirmek adına yaptıklarım. Çünkü dünyayı daha iyi anlamak istiyorum. Merkezime sevgiyi yerleştirmek istiyorum. Akan hayatın içinde kaybolmadan, kendi iç dünyamda ışıklı bir yol tesis etmek istiyorum. Bilincimin merkezi parıldasın istiyorum. Sabah yazmaya başladığım yazıyı güzelleştirip sizlere sunmam akşam saatlerini buluyor. Tüm o süre zarfında düşüncelerimi defaten gözden geçiriyorum. Daha geniş düşünebilir miyim? Daha başka hangi pencereden bakabilirim?

 

bilinç 2

 

Bilinç denen Evren

 

İnsan da bir evren bana göre. Ben genişleyebildiğim kadar genişlemek istiyorum misal. Varlığım konuştuğum dil, inandığım din, yaşadığım toprakla kısıtlı kalmasın istiyorum. Hepimizin evlerde kapalı olduğu bir zamanda dünyanın bir ucundan diğerine, binlerce yıl öncesinden binlerce yıl sonrasına seyahat ediyorum.

Farkındalık sahibi olmak sizi bir sabah uyandığınızda mucizevi şekilde daha zeki, daha odaklanmış ya da daha pozitif yapmaz. Ama kendinizle başa çıkmayı öğretir. Öğrenmenin ve fikirlerinizi derleyip toplamanın disiplinli bir yanı vardır. Gelişmek için imkan yaratır. Ve insan bilinci kadardır. Yani görebildiği, algılayabildiği ve idrak edebildiği kadar.

Yer yüzünde insanları iyi yapacak, başarılı kılacak ya da zengin edecek kısa yollar olduğuna inanmıyorum. Ama düzenli çalışma, itidal ve istikrarla yapılan iyi niyetli her eylemin insana büyük katkıları olduğunu düşünüyorum.

Düşünebildiğim ve dünyanın kurulu düzeninin bir parçası olduğum için gezegene, gezegenimizi paylaştığımız türlere ve bizi çevreleyen uzaya karşı sorumluluk hissediyorum. Daha iyisini yapabileceğimize inanıyorum. Hayatımı kendime acıyarak, korku ve endişe içinde geçirmeyi değil tecrübe ettiğim hayatın tadını çıkartarak, daha iyisini yapmaya uğraşarak geçirmeyi seçiyorum.

Eğer, insanlık ve gezegen için bir dönüm noktası olacaksa o sevgiyle korku arasında seçim yapacağımız an olacaktır. Yenilenmekten korkarak, değişmekten korkarak küçük hayalarımızda daha da küçülerek yaşamayı mı tercih edeceğiz. Yoksa kendimizle yüzleşmeyi göze alıp, kendimizi kandırmayı bırakıp, yaşamımızın sorumluluğunu alarak ilerlemeyi mi tercih edeceğiz?

Zaman ayıran herkesi sevgiyle kucaklıyorum. ’21 Gün Farkındalık Yolculuğu’ meditasyon çalışmaları için takipte kalın lütfen.

Sevgiler

Bir cevap yazın