frans de waal

FRANS DE WAAL : HAYVANLARIN NE KADAR ZEKİ OLDUĞUNU ANLAYACAK KADAR ZEKİ MİYİZ?

Etoloji gezegendeki geleceğimizin kurtarıcısı olabilir mi? Frans De Waal’den diğer türleri anlamak için harika bir başlangıç kitabı.

Haftaya güzel bir okumayla başlayalım. Hayvanlar alemine bambaşka bir gözle bakmaya ne dersiniz? Karşınızda, Frans De Waal.

 

22 Nisan Dünya Günü’nü kutladığımız haftaya geç keşfettiğim ama çok sevdiğim bir kitapla başladım. Frans De Waal tarafından yazılmış  ‘Hayvanların Ne kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz’. Biliyorum ismi bile çok uzun. Ama emin olun okuması çok zevkli. 2019 yazında keşfettiğim bu kitap, kısa sürede en çok hediye ettiğim kitaba dönüştü.

 

Dünyaca Ünlü Hollandalı Primatolog ve Etolog Frans De Waal’in Eseri, Hayvan Davranışları Hakkındaki Fikirlerimizin Sınırlarını Genişletiyor.

 

Büyük bir hevesle okuyup bitirdiğim kitabı yeniden ziyaret etme sebebim ise yaşadığımız Koronalı günlerin bana düşündürdükleri. Öyle ki, artık şuna inanıyorum. Gezegenimizin ve insanın modern yaşamının geleceği pekala Etoloji sayesinde değişebilir.

 

Malum İçinde Yaşadığımız Çağ, İnsanlık Tarihi Boyunca Ürettiğimiz Kültürlerin Aksine Salt İnsanı Merkezleyen, Antroposantrik Bir Çağ.

 

Felsefeden fizik bilimine ve tıbba kadar her konudaki ürünlerimizin temelini insanın yaşayan en gelişmiş varlık olduğuna olan sarsılmaz inancımız. Hangi konuyu ele alırsak alalım, temel bakış açımız insanın üstün tür olduğu.

Çocuk yaşta benliğime işlemiş gezegen ve bütünsel yaşam fikri sebebiyle bu antroposantrik yaklaşım uzun yıllardır sorguladığım bir meseleydi. Frans De Waal’in hayvan davranışlarını inceleyen bilim insanlarının metotlarına getirdiği eleştiriler. Ve hatta felsefenin kapılarını aşındırır yaklaşımı bana şunu hatırlattı. Dünyayı anlamak için henüz çok kör ve benmerkezciyiz.

Frans De Waal son derece anlaşılır bir dil kullanıyor.  Ve keyifli bir anlatımla bizi psikoloji, etoloji ve primataloji bilimlerinin çalışmaları ile tanıştırıyor.

Kitabın üzerine o kadar çok not almışım ki aralarından seçmekte zorlandım. Hayvanların aralarından biri ayrılırken ‘Hoşça kal’ demelerinin aslında gelecek hakkında fikir yürüttüklerini gösterdiğini anlatan bölüm.

Yine Batılı bilim insanlarının özellikle Japonya’da primatlarla çalışan bilim insanlarının yürüttükleri deneyleri ön yargıları sebebiyle ciddiye almadıkları bölüm.

Ama sanırım beni en çok etkileyen kapalı ortamlarda gerçekleşen deneylerin anlatıldığı bölüm oldu. Şartları insanlar tarafından belirlenmiş bir ortamda sosyal deneylere tabi tutulan hayvanların zaten başarısızlığa mahkum olduğunun altı çiziliyordu bu bölümde. Frans De Waal’in itirazı şu yönde. Eğer, hayvanların kendi aralarındaki sosyal yaşamın işleyişini hiçe sayıp bizim davranışlarımızı taklit etmelerini beklersek haksızlık etmiş olmaz mıyız?

O bölüme şöyle bir not düşmüşüm.

‘İnsan gibi davranmıyorlar diye hayvanları aptal ya da işe yaramaz kabul etmek nasıl bir aymazlık. Biz de aynı koşullar altında kolayca aptal durumuna düşebiliriz. Gerçi biz bunu sadece hayvanlara yapmıyoruz. Bakınız çocuklarımızı soktuğumuz sınavlar. Her birinin zekasının farklı çalışabileceği gerçeğini göz ardı ederek, çocukları da anlamsız bir şekilde kategorize ediyoruz.’

 

Biliş, Tür Ve Davranışın Gizemleri Hakkında Harika Bir Kaynak.

 

Kitabı özellikle Dilbilim, Felsefe, Psikoloji ve Sosyoloji meraklılarına coşkuyla tavsiye ederim. (Şiddetle lafını kullanmak yerine artık coşkuyla demeyi tercih ediyorum.)  Evrim teorisinin kendisinin bile evrim geçirdiği günümüzde çocuklarınızla BİRLİKTE okuyabileceğiniz, gezegeni paylaştığımız diğer türdeşlerimize bakış açımızı tamamen yenileyecek bir eser.

 

Frans De Waal’in 2016 Yılında Yazdığı Kitap  Metis Yayınları Tarafından Basılmış. Kitabın Çevirisini Burak Kaya Yapmış.

 

Frans De Waal bizi psikoloji, etoloji ve primataloji bilimlerinin çalışmaları ile tanıştırıyor. Elbette karşınıza çıkacak bir sürü yeni terim olacak. Ama bence onları araştırmakta ayrı bir keyif. Ben sitenin lügat bölümünde bir kısmına yer verdim

Kitap tam da Antroposantrik modern yaşamımızın derinden sarsıldığı bu günlerde, düşünsel evrimimizi sorgulamak için güzel bir kapı aralıyor.

 

 Bir Gezegende Yaşayan Milyarlarca Türden Sadece Birisi Olduğumuzu Hatırlamamız Önemli. Ve Bilişsel Yeteneklerin Sadece Bize Özel Olmadığının Farkına Varmak İçin Bu Günler Bulunmaz Bir Fırsat.

 

Elbette yazarın ilk kitabı değil ve ben kendisini bu kadar geç keşfetmiş olmaktan esef duyuyorum. Şimdiden yine Metis yayınlarından çıkan ‘Bonobo ve Ateist’ ile Alfa Yayınlarından çıkan ‘Köken Ağacı’ kitaplarını listeme ekledim.

Ben kitabı İngilizce olarak okudum. Bu sebeple Türkçe çevirisi hakkında ukalalık edemeyeceğim. Ama en kısa zamanda Türkçe çevirisini de okuyacağım.

Tüm dünyanın yaşam biçimini gözden geçirmek zorunda kaldığı bu günler bir şans olabilir.  Yeni günlere daha kapsayıcı ve gezegen sever yeni bir bakış açısıyla uyanabiliriz.

Büyük özverilerle bu tip eserleri bizimle buluşturan emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Dinlemek isteyenler için esprili bir TED konuşması var, lütfen tıklayınız.

Kitap için lütfen linki tıklayınız.

Yazıda geçen kimi kavramlarla tanışmak için lütfen tıklayınız.

İyi haftalar 🙂

 

Bir cevap yazın